DOSYA HABER/SU-GÖRÜŞ – Sıfır Atık: Bir sosyal sorumluluk hareketi

Dr. Valeria Giannotta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan inisiyatifinde başlatılan Sıfır Atık Projesi’ni, projeye BM ve diğer devletler tarafından gösterilen ilgiyi ve projenin şimdiye kadar sağladığı tasarrufu AA Analiz için kaleme aldı.

***

“Tek dünya, tek aile, tek gelecek” başlığı altında dünyanın en büyük 20 ekonomisinin liderlerini sürdürülebilir bir gelecek için en iyi uygulamalar ve ortak eylemler konusunda tavsiyelerini paylaşmak üzere bir araya getiren G20 Zirvesi’nde perde kapandı. Bu çerçevede Türkiye, iklim değişikliği, biyo-çeşitlilik kaybı ve kirlilikten oluşan üçlü gezegen kriziyle mücadelede küresel dayanışmayı teşvik eden çabalarıyla öne çıkıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Sayın Emine Erdoğan’ın başlattığı ‘Sıfır Atık’ projesi çatısı altında gezegene yönelik duyarlılık, hızla uluslararası en iyi uygulama ve ilham kaynağı haline gelmiştir.

Sıfır Atık Projesi

Hindistan’ın dönem başkanlığında düzenlenen son G20’de gezegenin önemi, çevresel bozulmanın durumu ve iyi uygulamaların hayata geçirilmesi yoluyla gezegenin korunması ihtiyacı konusunda farkındalık yaratmanın aciliyetine vurgu yapıldı. Bu da kaçınılmaz olarak devletler ve başlıca küresel paydaşlar arasında deneyimlerin paylaşılmasından geçiyor. Bu bağlamda Türkiye, daha yeşil ve sürdürülebilir bir gelecek için tasarlanan ve uygulanan Sıfır Atık yaklaşımının en büyük sözcüsü olarak ortaya çıkıyor.

Sıfır Atık Projesi’nin asıl hedefi atıkların önlenmesi ve azaltılmasının yanı sıra etkin bir atık toplama sisteminin kurulmasıyla geri dönüşüm ve daha iyi bir gelecek için kaynakların daha sürdürülebilir bir şekilde kullanılmasıdır. “Sıfır Atık,” insanlığın doğayla uyum içinde yaşayabileceği ve sürdürülebilir bir yaşam biçiminin sadece mümkün değil, aynı zamanda sıfır maliyetle elde edilebilir olduğu inancından doğdu. Derin bir sorumluluk duygusunun yanı sıra bir yaşam felsefesinin de temel taşı olan bu fikir, 2017 yılında hayata geçirildi. “Sıfır Atık” aslında yeni bir girişim. Ancak proje toplumsal düzeyde hızla kabul gördü ve uluslararası alanda da yaygın kabul gördü. Bu proje, sürdürülebilir bir yaşam tarzını benimseyen, çevreye saygılı ve doğayla uyum içinde hareket eden, ancak her şeyden önce atıkların bir enerji kaynağı olduğunu kabul eden bir sosyal sorumluluk hareketidir ve kısa sürede Türkiye’nin siyasi hedefleri ve uluslararası yükümlülükleriyle el ele giden daha sistematik bir proje haline gelmiştir. Ünlü Yeşil Anlaşma’nın imzalanmasıyla paralel olarak, Sıfır Atık Projesi’nin hedefi 2035 yılına kadar tüm geri dönüştürülebilir atıkların yüzde 60’ını geri dönüştürmektir.

Ortaya çıkan farkındalık ve en iyi uygulamalar

Sıfır Atık uygulamasının ilk adımı Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda başladı. Uygulamalar daha sonra kademeli olarak kamusal alanlara, hastanelere, okullara, havaalanlarına, alışveriş merkezlerine, tren garlarına, turizm tesislerine ve ticari kuruluşlara yayıldı. Bugün itibarıyla 140 bin kurum ve işletmenin Sıfır Atık Projesi’ni uygulamaya başladığı tahmin ediliyor.

Sıfır Atık, bazı eğitimler aracılığıyla bir zihniyet değişimini de tetikledi. Türkiye’de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın taahhüdü sayesinde bugüne kadar yaklaşık 18 milyon kişi atıkların geri dönüşümü ve akılcı kullanımına dayalı sürdürülebilir bir yaşam tarzı konusunda eğitim aldı. Kısa sürede somut sonuçlar da alınmaya başlandı. Projenin başlatıldığı 2017 yılından bu yana lisanslı işletmeler 20,4 milyon ton kağıt-karton; 5,4 milyon ton plastik; 2,3 milyon ton cam; 0,5 milyon ton metal; 5,2 milyon ton organik ve diğer geri dönüştürülebilir atıklar olmak üzere yaklaşık 33,8 milyon ton atık işledi. Nitekim, Türkiye ekonomisine kazandırılan toplam atığın 62,2 milyar TL olduğu düşünüldüğünde etkileyici bir ekonomik etki söz konusudur. Bu nedenle, döngüsel ekonomi açısından Sıfır Atık çok önemli bir eksendir. Projeden elde edilen enerji tasarrufu 530 milyon kilovatsaat, su tasarrufu 572 milyon metreküp ve depolama alanı tasarrufu 69 milyon metreküp olarak hesaplandı. Yani proje 3,9 milyon ton sera gazı salımını engelledi; 347 milyon ağaç, 87 milyon varil petrol ve 650 milyon ton hammadde tasarrufu sağladı. Ayrıca, 5 yıllık dönemde geri kazanım oranı yüzde 27,2’ye yükseldi ve toplam 65,2 milyar TL tasarruf sağlandı. Kapsamlı bir perspektiften bakıldığında Türkiye, Yeşil Kalkınma Girişimi ve ilgili 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi’nde önemli bir adım attı.

-Uluslararası kabul görmüş örnek uygulamalar

Bu vizyon ve büyük atılımlar ışığında Türkiye tüm dünya ülkeleri için ilham kaynağı oluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan da kadın liderliği konusunda rol-model olarak kabul ediliyor. Nitekim Eylül 2022’de Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, çok sayıda Devlet Başkanı, Bakan ve BM temsilcilerinin eşleri dünya çapında bilgi ve en iyi uygulamaları yaymayı amaçlayan küresel bir iyi niyet bildirgesi imzalayarak Sıfır Atık Projesi’ni destekledi. Deklarasyonun ardından 14 Aralık 2022 tarihinde Türkiye tarafından sunulan ve 105 ülke tarafından desteklenen “Sıfır Atık” kararı oybirliğiyle kabul edildi.

Ayrıca, “Sıfır Atık Konusunda Akil Kişiler Danışma Kurulu” oluşturuldu. BM Genel Sekreteri Guterres, Emine Erdoğan’a başkanlık teklifinde bulundu. Geçtiğimiz temmuz ayında Emine Erdoğan’ın başkanlığında ilk toplantısını gerçekleştiren kurul, önümüzdeki 3 yıl boyunca farklı ülkelerde ve farklı sektörlerde iyi uygulamaların yaygınlaştırılması ve başarı hikayelerinin paylaşılması kapsamında yılda 2 kez toplanacak.

30 Mart günü de “Uluslararası Sıfır Atık Günü” olarak ilan edildi. Bununla birlikte, diğer BM kuruluşları ve uluslararası kurumlar da Sıfır Atık Projesi’nin önemini ve etkinliğini kabul ediyor ve okyanusları ve denizleri çöpten arındırarak korumaya çalışan mavi faktörüne atıfta bulunuyor.

Dolayısıyla, Sıfır Atık Projesi’nin uluslararası bir hareket, uluslararası bir en iyi uygulama ve küresel bir politika haline gelmesi Türkiye’nin ve özellikle de Sayın Emine Erdoğan’ın vizyonu sayesindedir.

[Dr. Valeria Giannotta, İtalyan akademisyen ve siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler uzmanıdır. Yazar aynı zamanda CeSPI Türkiye Gözlem Merkezi Koordinatörüdür.]

Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x